UK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2009 Pazar

Prag'a doğan mavi bir güneş: Alasdair Bouch

Bu sesi ilk duyduğumda kulağımın senelerdir aşina olduğu 3 müzisyen arasında kaldım ve hangisi olduğuna karar veremedim bir türlü. Eddie Vedder’a göre fazla tiz ve yumuşaktı. Dave Matthews olma ihtimali yüksekti, ama yine de değildi sanki. Damien Rice’ın sesi ise bunun yanında fazla genç ve hüzünlü kaçardı. Kimin sesiydi peki bu?

Yanıt: Hiçbirinin.

Bu ses tüm bu saydıklarımdan bir tutam katılmış, ne o kadar işlenmiş ne de ham kalmış güzel bir harmandı.

Cevap veriyorum: Alasdair Bouch.

Tanıştırayım: Son 3 senedir Prag’da yaşayan İngiliz folk/blues müzisyeni. Gitar ve armonika çalıyor, şarkı söylüyor. Yaptığı müziği özel kılan şey kendi yazdığı şarkı sözleriyle alakalı olarak bir itirafsallık durumu. Kendisi de bu tarzı ‘itirafsal blues’ olarak tanımlıyor. (Burada İngilizce'den direk çeviri yaptığım için TDK’nın affına sığınıyorum).

Mavi gözleri ve ruhunu ortaya koyan yumuşacık sesiyle kış öncesi içinizi ısıtacak şarkılarını dinlemeniz için buyrun Alasdair Bouch myspace sayfasının linki: http://www.myspace.com/myalasdair

Çok beğendiniz, hayran oldunuz, ve hakkındaki gelişmeleri takip etmek, konserlerden, yeni çıkacak albümlerden haberdar olmak istiyorsunuz.Buyrun şuradan bir zahmet hayran olun o halde: http://www.facebook.com/pages/Alasdair-Bouch/81542249761?ref=mf

7 Eylül 2009 Pazartesi

Canlı canlı: Groove Armada @ SaSaZu, Prag

Uzun bir aradan sonra "Pips'in Walkman'i", Beyoğlu Balık Pazarı'ndaki balıklardan daha canlı ve oynak bir performans incelemesiyle tekrar karşınızda. Geçtiğimiz hafta Prag'ın son zamanlarda açılmış güzide mekanlarından biri olan SaSaZu'ya sizler için gittik, dinledik, oynadık...ve yazıyoruz. Evet, bu mekanla olan ilk canlı müzik deneyimimiz oldukça büyük kitlelere hitap eden, dünyanın en büyük dans festivallerinde yer alan, kulaklarımızın birçok reklam, film ve bilgisayar oyunu müziklerinden aşina olduğu İngiliz ikili Andy Cato ve Tom Findlay'ın kurduğu "Groove Armada" projesi. Eğer bu isim size hiçbir şey çağrıştırmadıysa biraz daha tüyo verelim ve 2000'li yılların başına gidelim. Hepimiz en azından bir yaz boyunca çeşitli tatil köylerinde, barlar sokaklarında, hadi bunlar olmasa da önümüzden geçen camları açık bir arabada bangır bangır çalan "I see you baby, shakin' that ass"in nasıl bir yaz gecesi marşı haline geldiğine şahit olmuşuzdur. Herhalde grup da bu şarkıdan öylesine baymış ki, geçen perşembe akşamki konserlerinde bu şarkı ancak konser bitiminde CD'den çalındı.İyi ki öyle oldu ki 1 saatlik limitli süreleri boyunca en azından Superstylin', Song 4 Mutya gibi iddialı parçalarına yer verdiler. Grubun konser boyunca dinleyicinin nabzını yüksekte tutması ve mekanla müziğin oldukça uyumlu olmasını takdir ettik, fakat sahneye oldukça geç gelip de sadece 1 saat kalmalarını da kınamadık değil. Herneyse, bu kadar kusur kadı kızında da olur diyerek sizi bu performanstan amatör makinemle çektiğim kısa bir bölümle baş başa bırakıyorum.
Hadi, oturmaya mı geldik? Eller havaya!!!!!!!